spastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2011 Pazar

Serebral Palsi'li (CP'Lİ) Hastalarda Kullanılan Tedavi Yöntemleri Neye Göre Belirlenir?


Her CP’li hastada klinik tablo diğerlerinden farklıdır. Örneğin;  on tane CP’li hasta bir araya getirilip karşılaştırıldığında onunda da birbirinden farklı semptomlara (bulgulara) rastlanır. Bunun sebebi  her hastanın beynindeki  hasara uğramış alanın ve hasarlı bölgenin büyüklüğünün farklı olmasıdır.

Beyinde hangi bölgede hasar oluşmuşsa o bölgenin yerine getirmekle sorumlu olduğu fonksiyonlar bozulur ve birçok hastada bu hareket kayıplarıyla beraber zihinsel gerilikte ortaya çıkabilir. Hasara uğramış beyin dokusu alanı ne kadar genişse ortaya çıkan fonksiyon kayıpları o kadar büyük olup klinik tablo da o kadar ağır seyreder. Bu nedenle biz fizyoterapistler her zaman ailelere çocuklarını diğer çocuklarla kıyaslamamalarını tavsiye ederiz.

Klinik tablonun  (bulguların) her hastada farklı seyretmesi, her hasta için farklı tedavi yöntemleri uygulanmasını beraberinde getirir. Yani tedavi yöntemleri hastaya özgü olarak belirlenir. Her hasta için uygulanan sabit bir tedavi şablonu yoktur. Uygulanacak tedavi yöntemleri o anki klinik bulgulara göre şekillenir. Sonrasında hastanın değişen fonksiyonel kapasitesi takip altında tutulup sürekli yenilenerek devam eder.

CP’li hastanın tedavisi ömür boyu sürer. Bu nedenle her hasta için öncelikler belirlenir ve tedavi uygulamaları bu doğrultuda şekillendirilir. Örneğin; henüz oturamayan bir hasta için yürüme eğitiminden tedaviye başlayamazsınız. Tedavilere başlarken öncelikli amaçlar sıralanır ve değişen ya da gelişen her duruma uygun yeni amaçlara geçilir. Burada yine önemli bir durum ortaya çıkıyor ki o da; hastanın düzenli olarak fizik tedavi uygulamalarına katılması, bir hekim ve bir fizyoterapistin kontrolü altında bulunması, verilen ev programı egzersizlerini düzenli uygulayıp (ya da uygulatılıp) kendisine verilen ilaç ya da ortez desteklerini önerilen şekilde kullanması ve tüm bunların denetiminin düzenli yapılmasıdır.

Fzt. Sevda SARIKAYA

28 Ekim 2011 Cuma

Serebral Palsi’li (CP’li) Hastalarda Ortez Kullanımının Amaçları

Ortezler; uzuvu (biz tıp dilinde extremite deriz) belirli bir pozisyonda tutmak amacıyla dışarıdan uygulanan cihazlardır. Spastisite (kaslardaki aşırı kasılma) sebebiyle eklemlerde veya vücutta oluşmuş ya da oluşmaya başlamış şekil ve duruş bozukluklarının önüne geçmek, gövdeye, uzuvlara destek sağlamak ve böylece fonksiyonel kapasiteyi arttırmak amaçlı kullanılırlar.

Germe egzersizleri ile gevşetilmiş eklemde, spastisitenin etkisinin daha da azaltılmasına destek sağlamak için kullanılırlar. Çünkü, uzun süreli germe olanağı sağladığından spastisiteyi azaltıcı etkisi vardır.

Gövdede yine spastisiteye bağlı gelişmiş bir duruş bozukluğu ya da skolyoz (omurga eğrilikleri) varsa duruş bozukluğunu olabildiğince gidermek için gövdeyi desteklemek amaçlı kullanılırlar.

Yürümeyi kolaylaştırmak için kullanılırlar.
Cerrahi müdahale sonrasında uzuvu ve eklemleri korumak için kullanılırlar.

Hastaya Uygun Ortez Belirlenirken Nelere Dikkat Edilir?

* Çocuğun yaşına,
* Hareket kapasitesine (oturabiliyor, desteksiz ayakta durabiliyor ya da destekli yürüyebiliyor seviyede gibi…),
* Deformasyonun (eklemlerdeki şekil bozukluğu ya da vücut duruş bozukluğu) tipine göre,
* Fonksiyonel Prognoz beklentimize (Ortez kullanarak neyi amaçladığımızı da diyebiliriz),
* Eklem hareket genişliğinin ne durumda olduğuna,
* Çocuğun bilinç düzeyine, zihinsel kapasitesine, motivasyonuna,
* Spastisitenin şiddetine,
* Çocuğun denge ve koordinasyon durumuna

göre hasta için belirleyeceğimiz ortez tipi değişir. Örneğin; yürüyen ve merdiven inip çıkabilen CP’li bir çocuğun ayak bileği için önereceğimiz ortezle, yürüyemeyen ve ayak bileğinde şekil bozukluğu olan bir çocuğa vereceğimiz ortez tipi aynı olmayacaktır.

Ortez kullanımı tedavilere ciddi destek sağlamaktadır. İhtiyacı olan hastalara mutlaka kullandırılmalı ve özellikle kullanım amacı hastaya ya da aileye mutlaka anlatılarak kullanım teşviği arttırılmalıdır.

Fzt. Sevda SARIKAYA